-
Led tv Bulutlanma (Cloudi...
Forum: Dökümanlar
Son Yorum: easutay
01-10-2026, 12:00 PM
» Yorumlar: 9
» Okunma: 16,997 -
Motosiklet Vlogger Yayınc...
Forum: Moto Kafe
Son Yorum: VeYSeL
12-30-2025, 01:33 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 83 -
2026 Motosiklet Etkinlikl...
Forum: Moto Kafe
Son Yorum: VeYSeL
12-30-2025, 01:12 PM
» Yorumlar: 2
» Okunma: 148 -
BMW TFT ekran detaylı anl...
Forum: Dökümanlar
Son Yorum: VeYSeL
12-30-2025, 11:45 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 80 -
Balıkesir lezzet duraklar...
Forum: Görülesi Yerler
Son Yorum: VeYSeL
12-30-2025, 11:19 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 77 -
AMATÖR DENİZCİ BELGESİ
Forum: Genel Muhabbet
Son Yorum: VeYSeL
11-07-2022, 05:55 PM
» Yorumlar: 3
» Okunma: 1,100 -
Üye Rozetleri
Forum: Genel Muhabbet
Son Yorum: VeYSeL
11-04-2022, 09:20 AM
» Yorumlar: 23
» Okunma: 5,264 -
ZONGULDAK YOLCUSU KALMASI...
Forum: Kişisel Raporlar
Son Yorum: VeYSeL
11-04-2022, 07:51 AM
» Yorumlar: 7
» Okunma: 1,412 -
Benzine zammmmm
Forum: Genel Muhabbet
Son Yorum: VeYSeL
11-03-2022, 11:38 AM
» Yorumlar: 17
» Okunma: 8,709 -
Mini IRONBUTT (Eskişehir'...
Forum: Kişisel Raporlar
Son Yorum: doctor
10-04-2021, 01:44 PM
» Yorumlar: 3
» Okunma: 984
- Toplam Yorumlar:77,042
- Toplam Konular:4,169
- Toplam Üyeler:1,361
- Son Üye:easutay
Geçtiğimiz çarşamba günü, iş icabı bir tedarikçimizi ziyaret etmek için Kastamonu’ya bağlı Cide’ye gittim. Başlıktada belirttiğim gibi iş bahanesiyle çıktığım bu yolculukta şahane yollardan geçtim.

Sabah 07:00’de düştüm yola. Google amca 6 saatlik yolun var deyince gözüm korkmadı dersem yalan olur. Ama niyetine girmiştim bir kere, giydim ekipmanları ne soğuk işler, ne rüzgar taş gibiyim taaaaşş.
Son kontrolleride yaptım çıktım yola. Benzinim bitene kadar hiç durmamaktı planım ama Berceste’de ufak bir mola verdim. Hava çok garipti. Kartepe gişelerini geçince birden 10 derece düştü ve 2-3 derecelerde gezmeye başladı. Sapancaya vardığımda gölün etkisiyle sanırım tekrar 13-15 derecelere çıktı. Akyazı taraflarında yine düştü. Bi ara yine çıktı derken. Bolu’ya yaklaşırken artık soğuk iyice etkisini gösterdi. 2 derecenin üzerine hiç çıkmadı.

Bir ara soğuk iyice ısırmaya başlayınca bir baktım -1 derece gösteriyordu. Benzinimde iyice azalmıştı. Mengen - Bolu’da durup benzin aldım. Pompacı arkadaş soğuktan yüzüme bile bakmadı. Doldurdu gitti içeri. Ne selam ne sabah hiç bir şey demedi.

Neyse yola devam, soğuk ama yapacak bişey yok. İyice hissediyordum soğuğu. Yollarda da buzlanma riski olur diye temkinli gidiyordum. Derken Devrek’e ulaştım. Sanki vadedilmiş topraklar mübarek. Hava yine 10 derecenin üstüne çıktı. Bi rahatlama geldi, saatte artık öğlene geliyordu. Yolların tadını çıkarmaya başladım.
Az ilerde Bartın, biraz daha geçince uçsuz bucaksız güzelliğiyle Karadeniz karşıladı beni bütün görkemiyle.

Fotoğrafa sığmayacak güzellikleri geçerken hiç acele etmiyordum. Virajların ardı arkası kesilmiyor, bir yanım deniz bir yanım yemyeşil dağ, yılan gibi kıvrıla kıvrıla giden yollar. Muhteşem keyif alıyordum.

Amasra’yı geçip Cide’ye doğru devam ederken küçük küçük bir sürü köylerin içinden geçtim. Tam ortadan ikiye bir akarsu ile bölünmüş bu köy Kastamonu ve Bartın sınırını oluşturuyordu. Bu taraf Bartın. Köprüyü geçince Kastamonudasın. Her gün köy kahvesine giderken şehir değiştirenler vardır muhakkak.

Amasra - Cide arasındaki yol gerçekten çok eğlenceliydi. Ardı arkası kesilmeyen virajlar. Hafta içi olduğu için sanırım, araç trafiğide pek yoktu. Bütün yolun yorgunluğunu bu arada attım.
Cide’ye kazasız belasız vardım. Ufak bir yerleşim yeri. Kışın nüfusu 5.000 ya var ya yok. Yazın baya kalabalık oluyormuş. Çarşıya girilmiyor diyor bizim tedarikçi. Çok güzel ağırladılar beni. Sağolsunlar yedirdiler, içirdiler. İşlerimizi hallettikten sonra gece biraz dolaştık merkezi. Pek bişey yok , tabi kış olunca mekanlarda kapalı. Otele dönüp yattım. Sabah erken kalkıp işlerin üstünden geçtik son bir kez ve dönüş yoluna başladım.
Hava çok güzeldi. Tekrar virajların keyfine vara vara Amasra’ya kadar geldim. Bi hatıra fotoğrafı alıp yoluma devam ettim.

Mengen’e kadar durmadım. Burda ufak bi mola verip üstümü değiştirdim. Çünkü gelirken tecrübe ettiğim için biliyorum İzmit’e kadar havanın soğuk olacağı garanti. Giydim kışlıkları yola devam.
Bundan sonrası sadece benzin almak için durduğum bi yolculuk oldu. Birazda motoru deneyimlemiş oldum.

Toplam 936 km yol yapmışım. Ortalama 6.1 litre yakmış ve maksimum 177 km/h hıza ulaşmışım. Dedim ya deneyim oldu benim için. Birkez daha anladım 140’dan sonrası bana göre değil. Belki bir çoğunuza komik gelecek ama öyle. Beni rahatsız ediyor. Herkesin bi popisi var sonuçta.
Sonuç olarak, iyiki motosiklet ile gitmişim dediğim çok kıymetli bir deneyim oldu benim için. Ya abi delimisin git arabanla ne işin var bu soğukta onca yol gidilirmi diyenler oldu, olacaktırda ama ben iyiki motosikletim ile gitmişim.
Başka bir gezi raporuna kadar, hoşçakalın...
İki hafta önce, hava durumu lodosunda etkisiyle pazar günü 20 derece olacağını söylüyordu. Şubatın 2'si 20 derece hava olurda biz durumuyuz. Hemen bir silkindik. Attık kış ağırlıklarını üstümüzden. Nereye gitsek diye düşünürken, hadi Taraklı'ya gidelim dedik. Sonra biraz araştırınca Taraklı'dan ziyade GÖYNÜK'ün mini Safranbolu olduğunu ve görülmeye değer bir yer olduğunu öğrendik. Yol araştırmamızı Yusuf Ali yaptı ve rotayı oluşturduk. Biraz uzun gibi geldi önce fakat muhteşem bir gezi oldu.

Sapanca'yı geçince, Bilecik ayrımından Pamukova istikametine giderken, yolumuzu kontrol etmek için ilk molamızı verdik. Bir benzinlikte durduk ama rahat duramıyoruz ki. Kakara kikiri derken daha sabahın körü bu siyah kasklı gizemli adam omuzlarda gezmeye başladı.

Geyve sapağından içeri girdik. Tam tırmanışa başlarken birden bir sis indi tepemize. Gözgözü görmüyor. Bir kaç kilometre sonra rakımında biraz artmasıyla sisi geride bıraktık ama on dakika kadar iyi üşüdük. Günlük güneşlik hava , müthiş yollardan geçerken çok güzel bir manzaraya rast geldik. Hadi bir molada burada verelim.

Evet, benimde dikkatimi çekti. Yine o siyah kasklı adam ve yine omuzlarda. Hayırdır inşallah.

Karlı dağlara sırtımızı verip o anın kıymetini bilelim derken bu güzel pozu yakaladık. Fotoğrafta çok belli olmayabilir fakat manzara nefes kesiciydi.

Bu güzellikleri objektiflere sığdıramamak çok yazık. Emin olun buraya tekrar gitmek ve aynı etkiyi görmek için sabırsızlanıyorum.

Neyse, toparlandık ve Göynük'e doğru yola devam ettik. Yol üztünde Jandarma personeli kardeşlerimiz uygulama yapıyordu. Girmesek olmazdı. Uygulama 10 dakika sürdü fakat en az 20 dakika sohbet etmişizdir. Onlara "Allah kolaylık versin. " dedikten sonra yola devam.

Göynük'te karşılama ekibi sabırsızlıkla bizi bekliyordu. Kazasız belasız ulaştık şükür. Bu iki minik haylaz bir süre peşimizden hiç ayrılmadı. Motorlarımıza uygun bir yer bulduk ve keşfe başladık.

Biraz dolaştıktan sonra, önceden belirlediğimiz Göynük'te meşur Osmanlı Restaurant'a girdik. Dedikleri kadar varmış gerçekten. Esnaf lokantası mantığında, bir sürü sulu yemek çeşidi mevcut. Yöresel bazı lezzetlerde var mönüde. Mesela Osmanlı Çorbası, Güveçte Yaprak Sarma ve Keşli Erişte bunlardan birkaçı.

Karnımızı doyurduktan sonra "Aaaa şurda bir kule vaaar. Hadi gidelim." diyerek başlayan Göynük turumuz başlamış oldu.

Daha önce Safranbolu'ya gitmediyseniz ve gitmeyede üşenirseniz buranın mimarisi oraya çok benziyor. Göynük'e gelip o havayı yaşayabilirsiniz.

Kuleye varmadan hemen önce, Göynük'ü tepeden gören bu mevkiiye güzel bir fotoğraf çekim alanı kurulmuş. Bizde gereğini eksiksiz halde yaptık. Hem gülümsedik, hemde Hasan'ın tepemizde uçurduğu dronu acaba nereye çarpacak li diye seyrettik.

Neyse ki Hasan dronu biyerlere çarpmadan güzel kareler yakalamayı başardı. Bir kaç ani hareketi oldu dronun fakat kazasız belasız onuda atlattık.

Yukarıya doğru son 50 metremizde dron bize eşlik etti. Çok güzel kareler yakaladık. Manzarı bu şekilde yksekten alabilmek muhteşem.

Tekrar merkeze doğru inerken son bir ziyaretimiz kalmıştı. Akşemsettin Hz. Türbesi'ne de uğramadan olmazdı.

Ziyaretimizide yaptıktan sonra artık yola düşme vakti geldi. Akyazı'ya doğru yola çıktık. Yol üstünde Rakımı 1500 metrenin üzerinde olan bir geçitten geçerken yol kenarlarında hala kar vardı. Durup biraz mola verdik.

Bu mola sırasında, Yusuf'un enerjisi bol gelmiş heralde ki önce Hasan'a,

sonra da Erkan abiyi kündeye getirdi.

Bol bol şamata, bol bol eğlencenin arkasından Akyazı'ya doğru yola devam ettik.

Akyazı'ya varmadan Dereağzı Alabalık Tesisleri'nde son molamızı vermek üzere durduk. Çayımızı söyledik. Tatlılar da gelmek üzere.

Tatlılarıda afiyetle gömdükten sonra. Biraz daha oturup çok ta karanlığa kalamdan geri dönüşe başladık. Dönüş yolunda artık klasik hale gelen Adapazarı - İzmit trafiği biraz da olsa hızımızı düşürdü fakat çok üşümeden evlerimize sağsalim vardık.
Yine muhteşem bir gezi oldu. Umarım yaşadığımız güzellikleri bir kez daha sizlere aktarabilmişimdir. Umarım en yakın zamanda tekrar böyle bir yola çıkabiliriz.
Kış mevsimi ha geldi ha gelecek derken bir türlü gelemedi. Havalar 20 derece civarlarında gezerken, bizde bu güneşli günü kaçırmak istemedik ve daha öncede bir çok kez yaptığımız Maşukiye- Kartepe - Yuvacık rotamızı tekrarlayalım dedik.

Sabah kahvaltımızı, Maşukiye'de yapalım dedik. Kartepe'ye tırmanırken yol üzerinde bir sürü seçenek var. Bunlardan en meşhurlarından Manzara Cafe'de karar kıldık.

Kazasız belasız vardık kahvaltı mekanına. Maşukiye'den Kartepe'y tırmanırken yolalr hala nemliydi ve sabahın ayazı bazı noktalarda gizli buzlanmaya sebep olmuştu. Böyle zamanlarda çok dikkat ederek yol almak gerekiyor. Neyseki sorunsuz bir şekilde vardık.

Kahvaltımızı söyledik ama yoğunluktan biraz zaman aldı servis edilmesi. Bu sırada muhabbet ve manzara tadına doyulmaz bir ikili olup eşlik etti bu bekleyişimize.

Ve sonunda serptiler önümüze ne var ne yoksa. Çalışan arkadaşlar sağolsunlar hiç bir şeyi eksik etmediler. Baktılar ekip sağlam, hizmet hiç durmadı desem yeridir. Bu restoranı, muhteşem bir menü vermemiş olsalar da, verdikleri hizmetten ötürü tebrik etmek istiyorum. Herkese tavsiye ederim. Manzara ve hizmet on numara.
Karnımızı doyurduktan sonra Kartepe'ye doğru tırmanmaya devam ettik. Kayak merkezine gelmeden sağdan ayrılan yola girdik. Bu sene yolu asfaltlamışlar. En son geldiğimizde yolun ilk bir kaç kilometresi bozuktu. Yol üstünde muhteşem manzaralar yakalayabileceğiniz bir sürü doğal teras var.

Bu teraslardan gözünüze kestirdiğiniz birinde durup, tertemiz havayı soluyun ve manzaranın keyfini çıkarın. Biz öyle yaptık. Kahvaltı sonrası bu manzaranın verdiği huzur müthişti.

Hasan yanında yeni oyuncağı (drone) ile gelmiş. Nerde bir boşluk bulsak kaldırıyoruz ve gerçekten muhteşem çekimler yaptık bütün gün.

Motosikletlerimizi dizip sırayla bir sürü resim çektik. En karizmatiklerinden birisi de bu sanırım. Yusuf kardeş pozuna sağlık.

Dedim ya yeni oyuncağımız var diye, her şekilde denedik aleti. Çok güzel açılardan çok eğlenceli anlarımızı yakaladık. Bu da onlardan biri. Tabi bu fotoğrafın öncesi ve sonrası var ama burda yayınlamasak dah iyi. Çünkü bi ara dağlara taşlara roket atar saldırısı yapıyordu birileri. Şaka bi yana çok eğlenceli bir anı oldu bize.
Hadi bakalım daha çok yol var. Goygoy yapmaktan yol yapamayacağız deyip, yol üstündeki Suadiye Tabiat Parkı'na doğru hareket ettik.

Burası da son yıllarda rabet gören bir piknik ve kamp alanı. Önceden ücretsizmiş fakata artık girişlerde ücret alıyorlar. Biz bir kaç poz çekip gideceğiz diedik ve bekçi arkadaş sağolsun izin verdi. Girdik içeri neler oldu neler..

Çocukluğumuza geri döndük. Salıncakta da sallandık..

hemde ne sallandık. Göklere ulaştık. Eğlencenin böylesi uzun zamandır görülmemiştir. Recep abi ve Erkan abi baya inmek istemediler. "Yav hadi gidelim diyoruz." Yok adamalar "biraz daha biraz daha" diye tutturdu. Neyse gelin fotoğraf çekelim dedik indirdik salıncaklardan.

Dronumuz iyiki varmış dedik. Normal şartlarda imkansız olan çekimleri büyük kolaylıkla almamızı sağladı. Verdiğin paranın hepsini haketmiş bu drone Hasan kardeş. Ne demişler en iyi drone arkadaşının dronu. Hadi döneli artık dedik. Baktım Yusuf'la Hasan geride kaldı. Arkamı döndüm ne göreyim..

Dostluğun, gardaşlığın, mutluluğun pozunu vermişler. Hadi dedik artık yola devam edelim. Bekçi abimize teşekkürlerimiz ilettik ve girdik köy yollarına. Suadiye Tabiat Parkı'ndan Yuvacık Barajı'na kadar daha önce gitmediğimiz alternatif bir rotadan gittik. Köylerin içinden çok tatlı virajların peşpeşe dizildiği, manzaranın enfes olduğu yerlerden geçtik.

Yuvacık barajını geçince, Karaaslan Kampinge durup bir şeyler yiyelim içelim dedik.

Herkesin bildiği üzere, Karaslan Kamping çay ve kahveyi müşterilerine ücretsiz sunuyor...

Biz de mahçup olamayalım diye, tatlılarımızı söyledik. Afiyetle yedik içtik. Hatta bir demlik yetmedi iki demlik çay içtik doya doya.

Manzaramıza diyecek bir sıfat bulamıyorum. Muhteşem , mükemmel, muntazam artık az geliyor.

Bu tesisin en güzel özelliği, akarsu öyle deli gibi çağlamıyor. Sesi arka fonda okadar yatıştırıcı şekilde geliyor ki, huzur doluyo insanın içi. Tabi yanında da dostlarla yapılan eşsiz sohbet insanın içini ısıtan ayrı bir etki yaratıyor.

Ama tabi her güzel şeyin de bir sonu var. Kalkalım artık hesabı ödeyelim diyoruz. Bir de baktık ki Karasalan Kamping artık çaydan ücret alıyor. Alsınlar da hakları var. Ben sadece bilgilendirme olsun diye yazıyorum buraya. Anlatılan hikayeye göre sahiplerinin oğlu askerde çay içememiş, adam da buna istinaden tesiste çayı ücretsiz yapmıştı falan filan. Anlaşılan çocuk askerden gelmiş. Acısını çıkarıyor.
Neyse helali hoş olsun. Bedava içtiklerimize sayalım dedik kalktık. Yolda Yusuf ile motosikletlerimizi değiştirdik. Aşağıda ki resim YUSUF'u son gördüğümüz an dı. Kendisine o günden beri ulaşamıyoruz. İşin ilginci motoruda vermiyor. Duyan gören biri olursa kardeşimize lütfen haber verelim. "YUSUF kardeşim yuvana dön artık. Seni çok özledik. Heryerde seni arıoruz."

Muhteşem bir günü dilim döndüğünce sizlere de yaşatmak istedim. Umarım birazcık ta olsa içiniz ısınmıştır. Dostluklar çok kolay kazanılmıyor artık. Güzel insalar çok azaldı. Bu yoklukta denk geldiğiniz bu nadir adamları bırakmamak için elinizden geleni ardınıza koymayın. Umarım bir sonraki gezimizde hep beraber oluruz.
Görüşmek üzere..
2020 yılında MTV ücreti ne kadar? Motorlu Taşıtlar Vergisi'nde zamlı fiyatlar
MTV'de gelecek yıl geçerli olacak fiyatlar belli oldu. Hangi araçlar ne kadar MTV ödeyecek? İşte yeniden değerleme oranına göre 2020 Motorlu Taşıtlar Vergisi ücretleri;
Geçen yıl 861 TL'den başlayan 1-3 yaş arası araçlara ödenen MTV, 2020 yılında 1055 TL'ye yükselecek. Fiyatı 40 bin TL'yi aşmayan otomobiller için geçerli olan MTV ücreti 70 bin TL'yi aşan otomobillerde 1034 TL'den 2020 yılında 1267 TL'ye çıkacak.
Kanuna göre, motorlu taşıtlar vergisi (MTV) başta olmak üzere bazı vergiler ile harç ve cezalar yeniden değerleme oranı doğrultusunda her sene artırılıyor. Öte yandan Cumhurbaşkanı, ilgili mevzuat uyarınca kendisine tanınan yetkilerle değerleme oranının altında veya üzerinde bir oran belirleyebiliyor.
Emlak vergilerinde Cumhurbaşkanı'nın indirme yetkisi bulunmazken, gerekli gördüğü takdirde yeniden değerleme oranını 0'a kadar indirebiliyor. MTV için de Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen oranın yüzde 50'si üzerinde artırma ya da yüzde 20 indirme olanağı bulunuyor.

VATANA MİLLETE HAYIRLI OLSUN :kızgın:

Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Cumartesi gün ortasında, "şöyle bir havamız değişsin" diyerek çıktığım yolu ve yol üzerinde yakaladığım bazı güzellikleri paylaşmak istiyorum.



Güzergah çok tercih edilmeyen fakat benim için huzur verici olduğuna inandığım bir yol. Formula 1 pistini solunuza alıp dümdüz gittiğinizde Göçbeyli adında sera yetiştiriciliği yapan bir köy var. Köyün hemen girişinde yetiştirdikleri ürünleri satan bahçeciler de var. Haftasonu üşenmezseniz geçerken bir uğrayıp çantalarınızı buradan doldurabilirsiniz.



Meydandan sola dönüp yolu hiç bırakmadan devam edince, yol sizi Oruçoğlu isimli köye ulaştırıyor. Bu köyün doğal güzelliği gerçekten görülmeye değer. Son zamanlar da ki kentsel yapılaşmadan nasibini almaya başlamış fakat hala eski köy evlerini görmek mümkün.



Burdan sonrası artık motosiklet sürücülerinin de bol bol kullandığı asfaltı son yıllarda yenilenen Darlık yolu. Darlık üzerinden Ovacık ve ordan da eve dönüş. Bu kısacık rota bile bütün haftanın stresini atmaya yetti.



Yolların bozuk olmasına takılmayıp doğa ile içiçe, sakin bir rota arayanlara tavsiye ederim.
Tarih 27 Ekim 2019 günlerden Pazar. Çarşamba toplantımızın ardından hafta sonu için ne yapsak ki diye düşünürken, Yusuf Ali ile günübirlik bir tur atalım dedik. Ne çok uzun olsun yorulalım, ne de çok kısa olmasın ki epeydir yapamadığımız gezilerin acısını çıkaralım dedik ve aşağıdaki rotayı planladık.

Bu rotada bizi yalnız bırakmayan Hasan, Erkan abi ve Recep abimize peşinen bir teşekkür etmek isterim. Çok özlemişiz beraber yol yapmayı. Eksik olmasınlar onlarda bizi yalnız bırakmadı.

Sabah kahvaltımızı yapıp buluştuk İçmeler Garanti bankasının önünde. Bütün hazırlıklar tamam. 5 kişiyiz ve 3 motorumuz var. Kim kime artçılık yapacak belli değil. Eğlence daha ilk buluşma anında başladı. Erkan abi ile uğraşmadan yapamıyoruz.

Hemen bi boy uzatma operasyonu ile başlıyoruz günümüze. Operasyon sorunsuz tamamlandı çok şükür. Hadi çok güldük yeter atlayın motorlara da bi yol yapalım demeye kalmadan, Erkan abi patlatıyo bombayı. Adam daha kahvaltı etmemiş. Açken çok agresif olabiliyor insanlar. Dedik biz en iyisi bi pastane bulalım da ufakta olsa öğlen yemeğine kadar yatıştıralım sinirlerimizi.

O iş ide hallettikten sonra , sonunda yola çıkıyoruz. Artık uzun bir süre durmayı planlamıyoruz. Taa 3. köprüyü görene kadar aralardan derelerden bir yerlerden götürdü bizi kılavuz Yusuf.

Bu noktada fotoğraf çektirmek çektirmek artık bir gelenek oldu. Geçen senede yine bir istanbul gezimizde aynı noktada durup bir kaç poz çekmiştik.

Dur şöyle çek. heh bide böyle çek derken iyice şımarıyoruz. Ama kahkahalar gırla. Yoldan geçenler bize bakıp duruyor bu deliler ne yapıyor diye.

Dedim ya şımardık diye, en masum resimlerden biri de bu. Ya bu motor işi hele ki artçılı olunca pek bi keyifli oluyomuş. Ya hani aklıma gelmiyo değil. Hiç motor almasam mı be acaba? En iyi motor arkadaşının motoru en konforlu yolculuk ta artçı olunanı sanki.
Hadi az daha gidelim, gülmekten karnımız acıktı. Şu yemeğimizi bi yiyelim.

Mekan yıkılıyo. Bilmem o gün ki havadan dolayı mı yoksa oksijen mi çarptı ama son zamanlarda gittiğim en güzel yerlerden biriydi Poyraz.

Sessiz sakin kendi halinde, ufak bir kasaba tadında bir İstanbul boğaz köyü burası. 3. Köprü tüm ihtişamı ile bize hoşgeldiniz demeyi eksik etmedi. Oturduk siparişlerimizi verdik. Keyfimiz gıcır.

Siparişleri beklerken, hava parçalı bulutlu olunca biraz üşüdük haliyle. Üşüye üşüye yemek yenmez dedik ve içeri geçtik.

Balıklar gelene kadar salatayı tüketelim dedik. Yusuf karıştırmayı bi bitirse yiyecez inşallah. Derken balıklarda geeeeeldiii.

Bir hışımla giriştik balıklara. Öyle bi acıkmışız ki, balıklar bitene kadar masada pek bi sohbet ortamı olmadı. Çıkan sesler genelde "oofff süper yaa." "ne iyi ettikte geldik." "balıkta çok iiymiş haa." şeklinde idi.
Karnımızı güzelce doyurduktan sonra, Çubuklu-İstinye hattı üzerinden karşıya geçtik.

Miss gibi boğaz havası alalım. Erkan abi yine uçuşa geçmiş. Çok pratik bu feribot. 15 dakika kadar sürüyor. Ne ara bindik indik anlayamadık.

Artçı olmak, özellikle İstanbul şehir gezilerinde çok güzel. Etrafta normalde hiç görmediğimiz, dkkatimizi çekmeyen güzelliklere odaklanabiliyorsunuz. Gerçekten motor almasammı ben yaa? Hazır Hasan gibi bi profesyonel bulmuşken. Derken trafik yoğunluklarını aşıp vardık o muhteşem mekana.

Karaköy'e kadar sahilden geze geze geldik. Güllüoğlu'nda tatlılarımızı yuvarladık. Çaylarımızı içtik. Bayaa bi yorgunluğumuzu attık üstümüzden. Hadi dediler son bir nokta daha var gidilecek. Haydaaaa daha nereye gidecez derken bi bakmışım...

Yılların eskitemediği Vefa Bozaıcsı. Leblebileri de karşıdaki kuruyemişçiden taze taze kavurup alabiliyorsunuz.

Recep abinin dediğine göre, artık eskiden olduğu gibi değilmiş. Ben ilk defa gitmiştim bu tarihi mekana. Bence güzeldi ama tabi eskisi ile kıyaslayamadığım için tecribey saygımız sonsuz.

Kapının önünde biraz daha sohbet muhabbet edip ara sokaklardan Sirkeciye doğru gidip feribotla Harem'e geçiyoruz.

Feribot kalkıp, biz eski istanbul'u seyrederken muhabbet yine geyiğe sarıyor. Biraz öyle biraz böyle derken Harem'e yaklaşıyoruz artık.

Karşıma hep güzel insanlar çıktığı için, ben kendimi hep şanslı olarak nitelendiririm. Son bir senedir G.M.K ailesi içine katıldığımdan beri, yine hep güzel insanlar çıktı karşıma. Öncelikle bu gezide beni yalnız bırakmayan bu 4 güzel insana sonrada bu güzel adamlarla bir araya gelmeme vesile olan G.M.K. ailesine yürekten kocaman teşekkürler.
Uzun bir aradan sonra yazdığım ilk gezi raporumdu. Umarım yaşadığım bu mutlu anıyı size de benim hissedebildiğim şekilde geçirebilmişimdir. En kısa zamanda görüşmek dileği ile. Kendinize çok iyi bakın.
[gmk] olarak forum sayfamızda uzun zamandır aktif olmayan Rozet sistemini aktif etmiş bulanmaktayız.
Zaman içinde <b>G</b>ebze <b>M</b>otosiklet <b>K</b>ulübü ile yaptığınız etkinlikler sonucunda profil sayfanızda ve yorumlarınızda bazı simgeler göreceksiniz.
Bu simgeler (Rozetler) sayesinde aramıza yeni katılan arkadaşlarımız bizlerin <b>G</b>ebze <b>M</b>otosiklet <b>K</b>ulübü içindeki aktivitelerimiz hakkında daha geniş bilgiye sahip olacaktır.
İlk Katılım Rozeti ilk kez toplantıya katılmış üyelere verilir.
Toplantı Rozeti Toplantı Rozeti toplantıları kaçırmayan üyelere verilir.
(Bir yıl boyunca ayda en az iki toplantıya mutlaka gelen üyelere verilir. )
Etkinlik Rozeti Etkinlik Rozeti resmi organizasyonlara katılmış üyelere verilir.
(Toplantılar haricinde "Hadi Gidelim" başlığı altına açılan resmi <b>G</b>ebze <b>M</b>otosiklet <b>K</b>ulübü gezi ve organizasyonlarına katılan üyelere verilir.)
Gurup Sürüşü Rozeti Gurup Sürüşü Rozeti gurup sürüşüne katılmış üyelere verilir.
(Gurup sürüşüne katılmış ve yöneticiler tarafından uygun görülen kişilere verilir.)
Uzun Yol Rozeti Uzun Yol Rozeti 1000km üzeri gezilere katılmış üyelere verilir.
(Tek seferde 1000km ve üzeri yol yapan üyelere verilir. Üyemiz Yapmış olduğu 1000km ve üzeri bireysel geziyi raporlarda yayınlarsa <b>G</b>ebze <b>M</b>otosiklet <b>K</b>ulübü organizasyonu şartı aranmaz.)
Ulusal Festival Rozeti Ulusal Festival Rozeti ulusal festivallere katılmış üyelere verilir.
Uluslararası Festival Rozeti Uluslararası Festival Rozeti uluslararası festivallere katılmış üyelere verilir.
Kampçı Rozeti Kampçı Rozeti kamp organizasyonuna katılan üyelerimize verilir.
Eğitim Rozeti Eğitim Rozeti motosiklet eğitimlerine katılmış üyelerimize verilir.
(Güvenli sürüş eğitimlerine katılmış üyelere verilir. Elinizde sertifikanız varsa bu rozet için <b>G</b>ebze <b>M</b>otosiklet <b>K</b>ulübü organizasyonu şartı aranmaz)
Raportör Rozeti Raportör Rozeti gezi raporları hazırlayan üyelerimize verilir.
(Kişisel veya Resmi gezi raporu hazırlayan üyelerimize verilir.)
Kar Rozeti Kar Rozeti kış sürüşlerine katılan üyelerimize verilir.
(Zorlu kış şartlarında gezi ve organizasyonlara katılan üyelerimize verilir.)
Mangalcı Rozeti Mangalcı Rozeti mangal organizasyonuna katılmış üyelerimize verilir.
Organizatör Rozeti Organizatör Rozeti "Hadi Gelin" başlığı altında organizasyonlar düzenleyen üyelerimize verilir.
(Kişisel olarak düzenlediği gezileri "Hadi Gelin" başlığı altında duyuran üyelerimize verilir.)
WhatsApp Rozeti WhatsApp Rozeti WhatsApp gurubuna kayıtlı üyelerimize verilir.
(WhatsApp mesajlaşma gurubuna kayıtlı üyelerimize verilir. KAYIT )
Usta Rozeti Usta Rozeti motosiklet konusunda üst seviyede teknik bilgi ve beceriye sahip üyelerimize verilir.
Paylaşımcı Rozeti Paylaşımcı Rozeti elindeki fazla ekipmanları ücretsiz olarak arkadaşları ile paylaşanlara verilir.
(Bu rozeti almak için elinde kullanmadığı fazla malzeme olan üyemizin "Çıkmacı-Takascı" başlığına konu açıp ürünü ihtiyaç sahibi bir arkadaşımıza ulaştırması gerekmektedir.)
GMK Rozeti GMK Rozeti motosikletinde GMK logosu taşıyan üyelerimize verilir.
ForumAktif RozetiForumAktif Rozeti forumlarda orijinal konular açıp içeriğe editör seviyesinde katkı sağlayan üyelerimize verilir.
(konuların daha önceden sitemizde paylaşılmamış olması gerekmektedir.)
Fotoğrafçı Rozeti fotoğraf makinesini yanından ayırmayan ve organizasyonlarda sürekli fotoğraf çeken üyelerimize verilir.
(Bu rozet süreklilik gerektirir, aksi durumda geri alınır . Fotoğrafları Forumda veya [gmk] resmi facebook sayfasında paylaşmak yeterlidir.)
Altın Kalpli Rozeti sevgi evleri, huzur evi, ağaç dikme v.b. sosyal sorumluluk organizasyonlarına katılan üyelerimize verilir
* Aksi belirtilmediği sürece yukarıda belirtilen şartları bireysel olarak değil [gmk] ile birlikte yapmış olmanız gerekmektedir.
* Rozetlere zamanla yenileri eklenebilir veya silinebilir.
* Bazı rozetler güncel durumunuza göre üyelerimize verilir ve geri alınabilir.
* Rozet verilmesi Yönetimin inisiyatifindedir.
Dostlarım, kuzenim bu sene yine aynı SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ çatısı altında Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı adına bağış toplamak üzere İSTANBUL'da düzenlenen 2019 Vodafone Istanbul Maratonuna katılacak. Yapılan her bağış direk Vakfın hesabına yatırılacak. Arada kimsenin bir kazancı yok. Sizde bu güzel amaç için bir yardımda bulunabilirsiniz. Aşağıda kuzenimin sosyal medyada paylaştığı linkleri bulabilirsiniz.

Bu sene tekrar Koruncuk Vakfı adına 2019 Vodafone Istanbul Maratonunda koşuyorum
Geçen sene sayenizde ciddi bir şekilde bağış toplayarak korunmaya ihtiyacı olan çocuklarımız için yardımda bulunduk.
Bu senede bağış yapmak çok kolay.
Kampanya için hazırladığım sayfamda şu anda kaç kişinin beni desteklediğini, hedefime ne kadar yaklaştığımı görebilir ve istersen sen de bağış yapabilirsin.
BURAYA tıklayarak kampanya sayfama ulaşabilirsiniz.
Saygı ve sevgilerimle,
ERHAN GÜNDÜZ
Yardım edebilen herkese şimdiden çok teşekkür ederim.
Arkadaslar merhaba, son zamanlarda gundemde olan kaz daglari vakasi ile ilgili bir seyler yapmayi dusunuyor musunuz? Eger onerileriniz varsa ben ve ailem destek vermek icin elimizden geleni yapmaya haziriz, bilginize.

